Çocuklarda Özgüven Nasıl Gelişir? Övgüden Daha Fazlası
“Aferin” demek özgüven inşa etmez. Özgüven, yetkinlik hissinden doğar: çocuğun bir şeyi kendisinin başardığını deneyimlemesinden.

Özgüven, çocuğun kendisine inanması değil, kendisi hakkında gerçekçi ve olumlu bir resme sahip olmasıdır. Bu resim, sözle değil deneyimle çizilir.
Övgü tuzağı
Sürekli ve genel övgü (“Harikasın!”) çocuğu övgüye bağımlı kılar ve hata yapmaktan korkutur. Bunun yerine süreç odaklı, somut geri bildirim: “Uzun süre uğraştın ve pes etmedin.” Araştırmalar, çabaya yönelik geri bildirimin zorluklar karşısında dayanıklılığı artırdığını gösteriyor.
Özgüveni büyüten beş deneyim
- Kendi başına yapmak: Ayakkabı bağlamak, sofra kurmak, ödevi planlamak. Yavaş olsa da, eksik olsa da.
- Hata yapmak ve düzeltmek: Hatanın dünyanın sonu olmadığını yaşayarak öğrenmek.
- Katkıda bulunmak: Eve, sınıfa, arkadaşa faydalı olmak; “işe yarıyorum” hissi.
- Duyguların kabul görmesi: “Üzülmene gerek yok” değil, “Üzülmen çok normal.”
- Sınır içinde seçim: “Kırmızı mı mavi mi?” Küçük seçimler, kontrol duygusu verir.
Özgüveni zedeleyen tutumlar
- Kardeşle ya da arkadaşla karşılaştırma
- Çocuğun yapabileceği şeyleri onun yerine yapmak
- Hatayı kişiliğe bağlamak (“Sen zaten dikkatsizsin”)
- Koşullu sevgi mesajları (“Böyle yaparsan seni sevmem”)
Çocuk, sizin ona ne söylediğinizden çok, ona nasıl baktığınızdan öğrenir kim olduğunu.
Düşük özgüven belirtileri
Yeni şeyleri denemekten kaçınma, “yapamam” cümlesinin sıklığı, eleştiriye aşırı tepki, başarıyı şansa bağlama. Bu belirtiler yerleşmişse, çocukla bireysel çalışma ve ebeveyn danışmanlığının birlikte yürütüldüğü bir süreç önerilir.
Etiketler: ebeveynliközgüven


